Giriş Formu
Site E-Maili & Hesap Nosu

GÜNÜMÜZ SİYASETİNE ÖZET BAKIŞ -1
Müslüman topluluklar,milletler,devletler gerçekten Müslümanlık dinini biliyor,yaşıyor mu.?
Halkına müslümanlığın erdemlerini öğretti mi,müslüman dayanışması var mı,yoksa sözde müslüman özde
siyaset köleliği,millet ırkcılığı,yabancılara sömürge memurluğuyla yaşayan yöneticiler topluluğumu,kuru kalabalıkdan ibaret halk mı.
Bütün bunları düşünmek bile her şeyin sahtesini yaşadığımızı göstermektedir.Gerçek manada idealist
milli ve manevi değerleri özümsemiş, örnek müslüman toplumu var mı.
İslam ülkeleri yoklayalım,ya etnik ayrımcılık,ya kabile sürtüşmesi ile bölünme senaryolarının oynandığı
film setleri gibi. Dini yapılanmaya baktığımızda hiçte iç acıcı durum yok,dört sınırlaması parçalara ayrılarak çoğaltılmak
yeni yeni mezheplerle müslümanlık asıl mecraından kaydırılmaya çalışılıyor.Cemaatler de bir biriyle menfaat kavgası vermekte
Bu alanda istismarcılar, menfaat gurupları ve asalak kitlenin oluşması kaçınılmaz durum.Mezhepsel çatışmaların yaşandığı
Müslümanların varlığı kime hizmet ediyor.kimler idare ediyor biliyormuyuz.
KUR'AN küfrün bir olduğunu maide 51 deki ayetle açıklıyor.Biz hala geçmiş tarihi yaşananlara, haçlı katliamlarına,
kuran ayetlerine rağmen birlik kurmak için kapılarında yatıp kalkıyoruz.Her fırsatta düşmanlıklarını ifade etmelerine rağmen
duymamazlıktan, anlamamazlıktan gelmenin utancıyla yaşıyoruz.Haçlı ruhu nu unutan siyasetcilerine zamanı geldiğinde
belli merkezlerden yönetilen uygulamalar servise konulmak üzere düğmeye basılır.Fransa da ki durum bariz örneğidir.
Orta çağ haçlı ruhunu tüm Avrupa Ve A.B.D yaşatmaktadır,balkanlardaki katliamlara ortak olmalarının başka izahı varmı,
Hollanda askerlerine 8000 kişiyi sırplara teslim edip öldürüldükleri için madalya bile taktılar.
Ermenistan daki hocali katliamları, yaşanan sürgünlerle ilgili hangi hıristiyan ülke ermenistana kınama verdi,
kıbrıs taki yaşadığımız durumlar malümunuz karşılaştırması size ait.
Yaşadığımız soy kırımlar üniversitelerde tez olarak hiç verildimi bilen varmı.Tarih iyisi ve kötüsüyle araştırılarak
doğruları yanlışları gün yüzüne çıkarmak devletimizin görevidir.Gerçeklerle yüzleşmekten kaçmamak lazım.Kendi tarihini,
geçmişini araştırmayan millet olur mu,tarihin her safhası geçmişimiz dir.Batılıların yazdığı tarihi okumakla gerçek tarih
öğrenilmez.Tarihi gerçekler milletten niçin saklandı, önümüze sürekli münferit basit olaylar büyütülerek çıkarılmasındaki
amaç neydi.A dan Z ye eğitim politikamız elden geçirilmeli.ülkemizin içerden ve dışardan altının oyulmasına dur demeliyiz.
Hristiyan dünyasının soykırımlarını ele alan yok,Almanya dışında konuşulan da yok.Batının sürekli politika üretip bizi peşine
takmasına dur diyecek siyasetci ye, yeni politkalara ihtiyaç var.Devletin A.B.C..politikaları üretmesi, arkasında durması gerek.
Şunu unutmamalıyız tarihini unutanları tarihte unutur.
Ülke dış politikası iç politika gibi söylemlerle geçiştirilecek bir durum değildir.
Dış politika batının uyguladığı gibi süreklilik gerektirir.Batının dış politikasını yönlendiren papalıktır.Papalık
kitabumukaddes(yahudi tevratı, hristiyan incili nin ortak kitabı) ittifakıyla işbirliği içindedir.
iktidarlar verilen emirleri uygulamakla mükelleftir.
Haçlı öfkesi,haçlı kini hala yeni nesillere aktarılmaktadır.Müslüman düşmanlığının başka izahı var mı.
Peygamberimize saldırmanın amacı ne.
İçer de vurdum duymaz toplum,dışardan gelen bunca saldırılara duyarsız yönetimler, işte islam ülkelerinin hali.
Ülkemizde geçmişi sürekli kötüleyen, yabancı hayranlığı yaratan,içimizdeki yerli haçlılar.İçerde ki
münferit olayları genelleyerek kötü senaryo yazanlar hizmetleri dış mihraklaradır.Gerçek tarihi öğrenmek elbette doğrusudur.
İslamiyetin uğradığı zulümler,tarihimizdeki katliamlar, sürgünleri bilmek bizleri daha bilinçli şuurlu yapmaz mı.
Devletlerin adaletli olması güçlerinin eseridir.Vatandaşlık bilinci her yurttaşa öğretilmelidir.Dünyaya düşman olalım
demiyorum, yapılan düşmanlıkları unutmayalım.Dost düşman ayrımını iyi yapalım kendimizi ona göre geleceğe hazırlayalım.
Varlığını devletine borçlu olduğunu unutmayan nesiller yetiştirelim,devlet varsa bizlerde varız.
İnsan bir dünyadır,insan bir devlettir,insan bir toplumdur,insan bir vücut (bedendir) insan bedenindeki rahatsızlık
tüm bedeni etkiler,ağrının şekli ciddiyeti insanı sarsar.Genelleme ile toplumu,devleti ve dünyayı etkileyecek durumlar vardır.
İçte sosyal problem yaşayanlar, dışarda rahat olamaz saldırıları eksik olmaz.Devlet plan proje üreten,politika geliştiren uygulayan
organize yapılanmadır.
Ülkemiz son 60 yıldır toplum mühendisliğinin laboratuarı konumunda olmasına rağmen, hala hatalar yaşanıyorsa
düşünmek lazım.Ders alınacak örnekler nerede, unutkanlık ülkede hastalık haline gelmiş,önemsememek, vurdum duymazlık,ilgisizlik
yaygınlaştı.Öğrenme ihtiyacı bile menfaate bağlandı.Milli meseleler angarya oldu,neyi değiştirebiliriz,faydası ne gibi düşünceler
çoğalmaya başladı, asıl tehlikede bu durum.Bilme,öğrenme kavramlarını toplum içselleş tirmeyince zararını da görecektir.
Bir toplum boş hayali şeylerle zaman kaybediyor,faydalı dernek,sivil toplum örgütlerinden kaçıyor, bu işlerle meşgul olanlar
ötekileştiriliyor,hatta iftiraya varan sataşmalara maruz kalıyor,münferit hatalar genelleştiriliyor,milli duygular sürekli baskı
altında tutuluyor,bu insanlara ırkcı,kafatascı saldırıları belli organize bir çalışmanın ürünü olduğu hala görülmüyorsa düşünmek lazım.
Sağlıklı araştırmayla, sataşmaların neye kime hizmet ettiklerini biraz düşünürsek, sorgularsak bulabiliriz.
Düşünmeniz için iki etnik guruptan iki cinayet hatırlatacağım.Devleti savunan,devletin güçlü olması için öneriler sunan
ÜZEYİR GARİH ve Her fırsatta devleti, geçmiş tarihi sorgulayan, suçlayan,HIRANT DİNK ikisininde öldürülmesini kınıyorum.
Biri sürekli gündemde diğerini hatırlayan var mı.Ülke için uğraşanlar,geçmiş tarihte de, bu gün ki örnekte olduğu gibi daima
ezilmiş,zulüm görmüş, mağdur olmuş, unutulmuş gitmiş.
Iyı insanların hatırlanması için mücadele verenlere saldırılar yapılırken,ülke aleyhine çalışanlar için devamlı
anmalar kutlamalar yapılır.Ülke için kara propaganda tv ,basın da sürekli yer bulması, iyi şeyleri unutturulup kötülerin sürekli
gündemde kalmasındaki amaç, gaye nedir bilen var mı, bu işlerin organize işler olduğunu anlamak için çok delile ihtiyaç ta yok.
Şu soru sürekli zihnimi rahatsız eder,okuduklarımız gerçek tarihin ne kadarını temsil eder.Günümüzde
yaşanan çifte standartları gördükce geçmiş te yaşananları anlatan eserlere de inancım yok oluyor., En bariz örneğini Soner
yalçının 1970 li yılların siyasi olaylarını anlatan eserini, olayların içinde bir üniversiteli olarak tamamen yanlı saldırgan,suçlayan
bir tarzda yazıldığını gördüm. İç siyaset olsun, dış politik işler olsun,tarihi önem arz eden yaşanmış olaylar olsun, gerçekten
objektif ele alınmadığını günümüzde de yaşıyoruz,her ülke olaylara geçmiş tarihi misyonu ve ticari menfaatleri doğrultusunda
değer veriyor.Bu da evrensel birliktelik olmadığını göstermektedir.
Evrensel değerler sömürgeleştirme taktiklerinde araç olarak kullanılmakta.Dünya siyasetini yönlendiren merkez tek elden
idare edilmekte.
Tarihten iki örneği, kıyaslama yapmanız, düşünmeniz için hatırlatmak istiyorum.
1-Birinci dünya savaşındaki Türk( müslüman )katliamlarını unutturmak için Ermeni tehcirini gündemde tutuyorlar.
Bir buçuk milyon Ermeni den bahsediyorlar o tarihlerde tüm Osmanlı da o kadar nüfusları yoktu.
Balkanlardaki,adalardaki insanlar nerede,Ermenistan daki Müslümanlar,Türkler nerede bilen araştıran var mı.
Erivan nüfusunun % 70-80 ni Türktü şimdi kaç kişi olduğunu bilen var mı.Kafkaslardaki katliamlar, sürgünlerden kaçımızın
haberi var.Bunları takip edenlerin ırkcı, kafatascı olduğunu biliyormusunuz. Birinci dünya savaşında Beş milyon insan kaybettik
doğru dürüst araştırıcı eserimiz olduğunu biliyormusunuz en azından ben duymadım.
Buralardaki vakıf eser ve arazilerinden haberi olan var mı.Eserleri araştıran var mı, camilerin durumuna ilgi duyan
uzmanlarımız var mı.Söz eden var mı.Ülkemiz gasp ettiklerini iade ediyor haberiniz var mı.
2-İkinci dünya savaşında japonya ya atılan atom bombasının soy kırım olduğunu söyleyen var mı.?Bunun yerine İsraili kurmak
oraya insan göndermek için yahudilerin sürgüne tabi tutulmaları( hitlerle anlaşma yoluyla yapıldığını kaçımız biliyor.) soykırımlada
taçlandırdık,6 milyon yahudinin ölümünden bahsediliyor, tüm avrupa asyada da okadar nüfusları yoktu, olmayan yahudileri
öldürmüşler. kimse israile gelenlerin tartışmasını bile yapmadı, oldu bitti ile israil kuruldu.
Filistinliler sürgüne gönderildi,islam alemi uyandığında iş işten geçmişti.
Türkler ve japonlar gururuna düşkün olduklarından hiç biri de yapılanları hala sorgulamadı.
Belkide hesap soracak durumları henüz yok.
Diş güçlerin, derin devlet vazifesini gören kitabumükaddes ittifakınca desteklenen yapılanma planları aşama aşama servise sunmakta.
Bu söylemleri kullananların komploculukla suçlanmasındaki amaçta bu örgüte hizmet etmektedir.Haçlı derin devleti VATİKAN dır.
Haçlı-müslüman çekişmesi hala devam etmekte planları vatikan kurar, servis edilen devletlerde onaylar.
ERMENİ soykırımı yoktur diyenlere çeşitli ülkelerce ceza yasalarının meclislerden geçirilmesi izahını başka nasıl açıklayabilirsiniz.
Derin devletin kolları mason locaları,lions lar,tarikatlar ve bu amaç için kurulmuş çeşitli sivil toplum örgütleri,düşünce kuruluşları,
Kapitalist para kontrol merkezleri,A.B.D deki dinlerin yönetildiği,terörün yönetildiği merkezlerdir.Tüm bu örgütlerin merkez beyni....
Orta çağ papaz zülmünden kaçanlar(A,B.D), zülüm yaşayan ların torunları(A.B), bugün papazlara hizmet eder duruma geldi,
bu birlikteliği sağlayan İsrail dir.(israel bir din devletidir.)Yahudi sermayesi dünyayı yönetir durumdadır.Bu gün ki ittifakın varlığını
1400 sene evvel kur'an maide-51 de söyledi.
"(Ey iman edenler!Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin.Onlar bir birlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse o
onlardandır.Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez.)20.yy birleşmenin hakimiyete dönüşme yüzylı dır.A.B.D HAÇLI RUHUNA
Hizmet durumunda,ülkemiz de maalesef Nato ile bu güce hizmet eder durumdadır, Nato genel sekreterini hatırlayın tüm karşı
durmaya rağmen geri adım atmadılar, başbakanlığı döneminde basındaki peygamberimize saldırı,iftiraları özgürlük diye savundu.
Ülkemiz dış politikası sadece söylemlerden ibaret durumda, yaptırım gücü yok,güvenli dosttan yoksun haldeyiz,sıfır sorunlu
komşuluktan sıfır komşu durumuna inşallah düşmeyiz..
Ekonomi şimdilik Arap sermayesi ile idare ediyor, inşallah toparlanma,rayına oturma da sağlanır.
Atalarından kalan mırası yiyip tüketen neslin içinde olmak istemem, başarılı olmalarını temenni ediyorum
bu ülke bizim,bu vatanı yarınlara daha güçlü, yer altı ve yer üstü varlıklarıyla devretmek vazifemiz tek isteğimiz.
Gerçekleri bilme, öğrenme her vatandaşın hakkı ve sorumluluğudur.
Dostluk ve ikili ilişkiyi karıştırmayalım,devletlerin tarihi geçmişi ve ortak kültürü halkının birlikteliği,uyum sağlamasına vesiledir.
Dostluklar ortak değerler,güven üzerine kurulur.İlişkiler karşılıklı menfaatleri gerektirir,her ikisinde de iletişim , güven olmalı.
Evrensel değerler gerçek manada güven verir,fitne, fesat yahudi siyaseti ve kapitalist doyumsuz yönetimler,
diktatörler olmasa,dünya huzur bulacak.
Bütün olumsuzlukların kaynağı dışar dan kaynaklanmıyor,Ülke içinde demokrasi yokluğu,totaliter,diktatör,krallık
yönetimleri, kısaca tek adamlık yönetimler dış güçlerinde işine geliyor.,En demokratı sözde Türkiye ondada parti liderlerinin tek
adamlığı var,lidere rağmen politika üretemezsin, lideri eleştiremezsin, lider hep doğru yapar,doğru söyler,aksi ihraç edilirsin.
Bir nevi siyaset köleliğini yaşıyoruz,aksini söyleyebilir misiniz.Hangi partide demokrasi var,vekilleri liderler seçmiyor mu.
Müslüman ülkelerde bir koltuk kapan ayrılmasını biliyor mu.
Tüm müslüman ülkeler batılılarca sömürülmekte, her birine içinde sorun üretildi, iç meselelerle uğraşıp duruyorlar.
Yetersiz eğitim, halkın uyutulması,ülkelerin kendileri bağımsız hareket edememesi,her birinin bir batı ülkesi ile işbirliğinde olması,
yönetimlerin mevcudiyetlerinin devamını sağlamakta.İran dışında bağımsız dış siyaset yapabilen var mı.
Türkiye A.B.D den bağımsız hareket edebilir mi,A.B.D ye hesap sorabilir mi, Irak süleymaniye çuval olayı,
kuzey ırakta beş özel timin katledilmesi olayı, devlet hangi tepkiyi verebildi,halk olarak bizler ne yaptık
sahi biz bağımsız mıyız, yoksa siyasetçilerin tastikcilerimiyiz, onlar daima iyisini bilir bize de izlemek onamak düşer.
özgür düşünce nedir. sizce bağımsızlık nedir.
Yazının devamında dünya siyasetinin tarihi seyri içinde dünya ve ülkemizdeki güncelleşmesini okuyunca
hafızalarınızdaki olaylara bakış açınızın değişeceğine inanıyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
TERÖRDEN RAHATSIZ DEĞİLSENİZ OKUMAYIN
GÜNÜMÜZ SÖMÜRGE VE KÖLELEŞTİRME ŞARTLARI
EĞİTİMİN İÇİ NİÇİN BOŞ, NEDEN DÜŞÜNMÜYORUZ.
DÜŞÜNÜYORSAM NEDEN ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKİYORUM(1)
AKIL(3)
ÇEVREYLE BİRLİKTELİĞİMİZ VARMI
Vatandaş Haydar'dan Sözler-16-
Vatandaş Haydar'dan Sözler-15-
Vatandaş Haydar'dan Sözler-14-
Vatandaş Haydar'dan Sözler-13-
Vatandaş Haydar'dan Sözler-12-
Vatandaş Haydar'dan Sözler-11-